AGS Sınavı Güncellemeleri: Eğitim Bilimleri Geri Geldi, Şimdi Ne Yapmalı?

18-01-2026 01:31
AGS Sınavı Güncellemeleri: Eğitim Bilimleri Geri Geldi, Şimdi Ne Yapmalı?

AGS sınavı, öğretmen adaylarının mesleki yeterliliklerini ölçmeyi amaçlayan ve son yıllarda yapısal değişikliklerle sıkça gündeme gelen bir sınav sistemi olarak dikkat çekmektedir. Özellikle son güncellemelerle birlikte Eğitim Bilimleri alanının yeniden sınav kapsamına dahil edilmesi, adaylar arasında hem soru işaretlerine hem de ciddi bir hazırlık ihtiyacına yol açmıştır. Bu yazıda AGS sınavı güncellemeleri kapsamında Eğitim Bilimleri’nin neden geri geldiği, bu değişikliğin adayları nasıl etkileyeceği ve bundan sonra nasıl bir yol izlenmesi gerektiği detaylı şekilde ele alınmaktadır.

AGS Sınavı Nedir?

AGS sınavı, öğretmen adaylarının sadece alan bilgilerini değil, aynı zamanda öğretmenlik mesleğine uygun pedagojik donanımlarını da ölçmeyi hedefleyen bir değerlendirme sistemidir. Bu sınav, öğretmenlik mesleğinin çok boyutlu yapısını dikkate alarak, adayların sınıf içi uygulamalara, öğrenci psikolojisine, ölçme ve değerlendirme süreçlerine ne kadar hakim olduğunu anlamaya yönelik kurgulanmıştır.

AGS’nin temel amacı, öğretmen adaylarının mesleğe başlamadan önce sahip olmaları gereken bilgi, beceri ve tutumları ölçmektir. Bu yönüyle sınav, yalnızca akademik bilgiyi değil; öğretim süreçlerini planlama, öğrenci farklılıklarını gözetme ve eğitim ortamlarını etkili yönetme gibi unsurları da kapsamaktadır. Son yapılan güncellemelerle birlikte bu amacın daha net hale geldiği ve sınavın öğretmenlik mesleğinin doğasına daha uygun bir yapıya kavuştuğu görülmektedir.

AGS Sınavı Güncellemeleri Neleri Kapsıyor?

AGS sınavı güncellemeleri, sınavın kapsamı, soru yapısı ve ölçme yaklaşımı üzerinde önemli değişiklikler içermektedir. Bu güncellemelerle birlikte sınavın yalnızca bilgi ölçen bir yapıdan çıkarak, bilgiyi kullanma ve yorumlama becerilerini de değerlendiren bir yapıya evrildiği söylenebilir.

Güncellemeler kapsamında dikkat çeken en önemli değişikliklerden biri, Eğitim Bilimleri alanının yeniden sınav kapsamına alınmasıdır. Bu durum, öğretmen adaylarının pedagojik formasyon bilgilerini ihmal etmeden, bütüncül bir hazırlık süreci yürütmelerini zorunlu hale getirmiştir. Ayrıca sınavda sorulan soruların daha çok senaryo temelli ve yorum gerektiren nitelikte olması, adayların yüzeysel ezberden uzak durmalarını gerektirmektedir.

Eğitim Bilimleri Neden AGS’ye Geri Geldi?

Eğitim Bilimleri, öğretmenlik mesleğinin temel taşlarından biridir. Öğretmenin sadece alanında uzman olması, etkili bir öğretim süreci yürütmesi için yeterli değildir. Öğrencinin gelişim özelliklerini tanımak, öğrenme sürecini planlamak, uygun öğretim yöntemlerini seçmek ve öğrenmeyi doğru şekilde ölçmek, mesleğin vazgeçilmez unsurlarıdır.

Eğitim Bilimleri’nin AGS’ye geri gelmesinin temel nedeni, öğretmenlik mesleğinin pedagojik boyutunun yeniden merkeze alınmak istenmesidir. Bu alan sayesinde adayların öğrenci merkezli düşünme, sınıf içi sorunlara pedagojik çözümler üretme ve eğitim sürecini bilimsel temellere dayandırma becerileri ölçülebilmektedir. Yapılan güncellemeler, öğretmenlik mesleğinin yalnızca bilgi aktaran değil, öğrenmeyi yönlendiren bir rol olduğunu vurgulamaktadır.

Eğitim Bilimleri Kapsamında Hangi Konular Yer Alıyor?

AGS kapsamında yer alan Eğitim Bilimleri konuları, öğretmen adaylarının mesleki yeterliliklerini çok yönlü şekilde değerlendirmeye yöneliktir. Bu kapsamda eğitim psikolojisi, öğrenme kuramları, gelişim özellikleri, öğretim ilke ve yöntemleri, ölçme ve değerlendirme yaklaşımları, rehberlik ve özel eğitim gibi başlıklar ön plana çıkmaktadır.

Eğitim psikolojisi alanında, öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve sosyal gelişim süreçlerine dair bilgiler ölçülmektedir. Öğretim yöntem ve teknikleri kapsamında ise hangi öğrenme hedefi için hangi yöntemin daha etkili olacağına dair pedagojik bakış açısı önem kazanmaktadır. Ölçme ve değerlendirme boyutunda, sınav türleri, değerlendirme yaklaşımları ve ölçme araçlarının doğru kullanımına ilişkin bilgiler öne çıkmaktadır. Tüm bu konular, öğretmen adaylarının sınıf ortamında karşılaşabilecekleri durumlara bilimsel ve pedagojik çözümler üretebilme becerisini ölçmeye yöneliktir.

Bu Değişiklik Öğretmen Adaylarını Nasıl Etkiler?

Eğitim Bilimleri’nin yeniden sınav kapsamına alınması, öğretmen adaylarının hazırlık süreçlerini doğrudan etkilemektedir. Daha önce yalnızca alan bilgisine odaklanan adaylar için bu durum, çalışma planlarının yeniden yapılandırılmasını gerektirmektedir. Özellikle Eğitim Bilimleri altyapısı zayıf olan adaylar için başlangıçta zorlayıcı bir süreç söz konusu olabilir.

Ancak uzun vadede bu değişiklik, öğretmen adaylarının mesleki donanımlarını artırıcı bir etki yaratmaktadır. Pedagojik bilgiye hakim olan adaylar, yalnızca sınavda değil, meslek hayatlarında da daha bilinçli ve etkili uygulamalar gerçekleştirebilmektedir. Bu nedenle değişiklik, kısa vadeli bir zorluk gibi görünse de uzun vadede mesleki yeterliliği artıran bir adım olarak değerlendirilebilir.

AGS İçin Eğitim Bilimleri Nasıl Çalışılmalı?

AGS için Eğitim Bilimleri çalışırken ezbere dayalı yaklaşımlardan kaçınılması büyük önem taşımaktadır. Öncelikle temel kavramların iyi anlaşılması, ardından bu kavramların örnek durumlar üzerinden yorumlanması gerekmektedir. Konu çalışmaları yapılırken neden-sonuç ilişkileri kurulmalı ve kavramlar birbirleriyle ilişkilendirilmelidir.

Düzenli tekrar yapmak, öğrenilen bilgilerin kalıcı hale gelmesini sağlar. Ayrıca sadece konu anlatımı okumak yerine, okunan bilgilerin soru köklerinde nasıl kullanıldığını görmek, adayların sınav mantığını kavramalarına yardımcı olur. Eğitim Bilimleri çalışmasında amaç, bilgiyi ezberlemek değil; doğru yerde ve doğru şekilde kullanabilme becerisini kazanmaktır.

AGS’ye Hazırlık Sürecinde Yapılan Yaygın Hatalar

AGS hazırlık sürecinde yapılan en yaygın hatalardan biri, Eğitim Bilimleri konularını ikinci plana atmaktır. Bazı adaylar bu alanı son ana bırakmakta ya da yalnızca soru çözerek yeterli olacağını düşünmektedir. Oysa konu bilgisi olmadan yapılan soru çözümleri, kalıcı öğrenme sağlamaz.

Bir diğer hata ise güncel sınav sistemini dikkate almadan eski çalışma alışkanlıklarını sürdürmektir. AGS’nin güncellenen yapısı, adaylardan daha derinlemesine düşünme ve yorumlama becerisi beklemektedir. Plansız ve programsız çalışma da sürecin verimsiz geçmesine neden olan önemli faktörlerden biridir.

Sıkça Sorulan Sorular

Eğitim Bilimleri AGS’de zorunlu mu?

Evet, yapılan güncellemelerle birlikte Eğitim Bilimleri AGS sınavının zorunlu bir parçası haline gelmiştir. Bu alan, öğretmen adaylarının pedagojik yeterliliklerini ölçmek amacıyla sınav kapsamına dahil edilmiştir.

AGS’de Eğitim Bilimleri kaç soru olacak?

Soru sayıları dönemsel olarak değişiklik gösterebilmektedir. Bu nedenle adayların güncel kılavuzları takip etmeleri önemlidir. Ancak genel olarak Eğitim Bilimleri sorularının sınavda belirleyici bir ağırlığa sahip olduğu söylenebilir.

Eğitim Bilimleri çalışmadan AGS kazanılır mı?

Eğitim Bilimleri çalışılmadan AGS’de başarılı olmak oldukça zordur. Sınavın güncel yapısı, pedagojik bilgi ve yorumlama becerilerini doğrudan ölçmektedir.

Eski KPSS Eğitim Bilimleri kaynakları AGS için uygun mu?

Temel kavramlar açısından eski kaynaklar faydalı olabilir. Ancak AGS’nin güncel yaklaşımına uygun, yorum ve uygulama ağırlıklı içeriklerle desteklenmesi gerekmektedir.

AGS Eğitim Bilimleri için ne zaman çalışmaya başlanmalı?

Eğitim Bilimleri çalışmasına mümkün olduğunca erken başlanması önerilir. Bu alanın kapsamlı olması nedeniyle zamana yayılan, planlı bir çalışma süreci daha verimli sonuçlar doğurur.

IdeaSoft® | E-Ticaret paketleri ile hazırlanmıştır.